|
SÜT SIĞIRLARININ MİNERAL MADDE
İHTİYAÇLARI
Mineraller
-
Süt sığırları, optimum süt verimi, üreme performansı ve sağlıklı
kalabilmek için ez az 17 çeşit minerale ihtiyaç duyarlar. Yemlerle
temin edilen bu minerallerin
-
yetmezliği
-
fazlalığı
-
aralarındaki miktar dengesizlikleri sonucu etkileşimler ortaya çıkar.
Vücutta ve rasyonda bulunuşuna göre
-
Makro-Mineraller:
Ca, P, Mg, K, Na, Cl, S
-
Mikro-Mineraller: I,
Fe, Co, Cu, Mn, Zn, Se, Al, Cr, Mo, Ni,
Minerallerin Veriliş Yöntemleri
Kalsiyum(Ca) ve Fosfor (P)
-
Vücuttaki minerallerin % 70’ini Ca ve P teşkil eder. Ca’un % 99’u,
P’un % 80’i kemik ve dişlerde tutulmaktadır. Ca/P, 2.2/1 oranda bulunur
ve metabolize edilir. Bu oranın bozulması halinde her iki mineralin de
metabolizması aksar. Bitkisel kökenli P (fitat P), sindirim kanalında fazla
miktarda Ca bulunması halinde emilemez. Mg’ da ortamdaki Ca ve P’dan
etkilenir.
-
P dengesi kritiktir. Günlük tüketim 1 g eksilirse, dışkıyla atılan
P % 55 azalır, 1 g artarsa, fekal P % 80 artar. Kaba yemlerle alınan Ca ve
P miktarı, rasyon dengelenirken fazla dikkate alınmaz. Kesif yemler ve
ilave olarak katılan mineral kaynaklarındaki oran daha önemlidir.
-
Yonca samanındaki Ca miktarı, silajdakinden daha fazla olmasına karşın,
silaj Ca’u daha fazla değerlendirilir.
-
Kaba yemdeki P’un değerlendirilişi de, verilen tablolardaki değerlerden
daha yüksektir.
-
Yüksek oranda yağ içeren diyetler, vücuttan Ca atılımını artırır.
-
Vit D, Ca emilim ve metabolizmasını etkiler.
-
Rasyonda P yetersizliği, iştahsızlık, bağışıklığın azalması,
üreme faaliyetlerinin azalması, yem değerlendirme oranının düşmesi,
süt humması olaylarında artışla ortaya çıkar. Her iki element te
kemiklerde birlikte tutulduğundan, Ca’un paratiroid hormon tarafından
salgılanması, P üzerine de etkilidir. Bu nedenle P’un rasyonla alınması
önemlidir. Rasyonda yeterli P bulunmaması, büyüyen hayvanların kemik
yoğunluğu ve mineral içeriğini
azaltmaktadır.
-
Ca; hücreler arasındaki denge ve madde alışverişi, kalp atışı ve
kas kontraksiyonlarını düzenler.
-
P; hücrelerdeki enzim sistemlerinde yer alır, enerji proteinin kullanımı,
taşınması ve depolanmasında görevlidir. Ayrıca özelikle sellülolitik
rumen mikro-organizmalarının büyüme ve fonksiyonlarının düzenlenmesinde
görev alır. Temel kan tampon maddesidir.
Magnezyum
(Mg)
-
Vücuttaki enzim sistemlerinin en önemli maddesidir. Kemik yapısı teşekkülü
ve kas kontraksiyonlarında temel görevleri vardır.
-
Çayır tetanisi Mg noksanlığında, ilkbaharda meralarda beslenen sığırlarda
ortaya çıkar. Rasyona Mg ilavesiyle önlenir.
-
Yüksek oranda N ve K’un Mg emilimi üzerine olumsuz etkisi vardır.
-
Mg’un hayvanlar üzerinde rahatlatıcı
(relaxing) etkisi vardır. Mg
yetmezliği, aşırı duyarlık, sinirlilik, yerinde durmama, kas
seyrimeleri, diş gıcırtdatma ve salya akıntısı ile belirgindir.
Potasyum (K)
-
Pek çok enzim sisteminde yer alır. Kalp kasının kasılması,
extraselluler sıvıdaki Na dengesi ve hücresel alış-veriş, asit-baz
dengesi ve ozmotik basınç, vücutta su dönüşümü gibi çok önemli
hayati işlevlerde yer alır. Sütün önemli bir komponentidir. Terle atıldığından
sıcak mevsimlerde yeterliliğine dikkat edilmelidir.
-
Rasyonda yüksek oranda bulunması halinde süt humması olaylarında artış
bildirilmektedir. Bu nedenle hayvan kuruda iken K miktarı azaltılmalıdır.
Kükürt (S)
-
Protein sentezinde ve özellikle çok önemli iki amino asitin
(metiyonin ve sistein) sentezinde yer alır. Bu iki amino asitin oluşturduğu proteinler doğrudan
bütün vücut işlevlerinde yer alır. Vücudun % 0,15 veya sütün % 0,03 ü
kükürttür.
-
Doğrudan protein ve N değerlendirilmesinde yer alan kükürt, süt sığırlarında
N/S=10/1 oranda olmalıdır. Rasyona üre katıldığı durumlarda bu oran çok
önem kazanır.
-
Süt hummasının önlenmesinde S önemli bir anyondur ve kuru dönemde
miktarı artırılabilir.
-
Noksanlığı halinde; yem tüketiminde azalma, büyümenin yavaşlaması,
sersemleme, sindirilebilirlikte düşüş, azalan süt verimi ortaya çıkar.
Tuz (NaCl)
-
Rasyona katılacak tuz miktarı hayvanlara yüksek
oranda silaj verildiği zamanlarda artırılmalıdır. Normal olarak % 0.5-1
oranda total rasyona ilave edilir. Rasyona katılan tuz, iştah artırıcı
etkisinden dolayı diğer besin maddelerinin de tüketimini artırır. Kurudaki
inekler ve düvelere hariçten tuz verilebilir. Pik dönemdeki sığırlara
meme ödemlerini önlemek amacıyla tuz kısıtlı miktarda ve rasyona çok
iyi karıştırılarak verilmelidir.
-
Na; vücut sıvılarının dengelenmesinde, ozmotik basıncın düzenlenmesinde,
glukoz ve amino asit taşınmasında, asit-baz dengesinde, sinirsel uyarımların
taşınmasında görev alır.
-
Cl; extrasellular sıvıda yer alır, asit-baz dengesini ve ozmotik basıncın
regülasyonunu sağlar. Abomazum’daki HCl asit formasyonunda görev alır.
-
Yemlerin Cl içerikleri değişkendir. Eğer Na,
NaHCO3 vb kaynaklarla temin ediliyorsa, Cl ayrıca sağlanmalıdır. Ancak
NaCl, en ucuz ve dengeli kaynaktır.
-
Tuz yetmezliğinde iştahsızlık, büyümenin yavaşlaması, perişan görünüm,
donuk bakış, tüylerin karışık hal alması, süt veriminde düşme
belirir, tuz ilavesiyle bu semptomlar hemen ortadan kalkar.
İz Mineraller
-
İz minerallerin, rasyon dengelenirken hayvanların gereksinimlerine göre
harici kaynaklarla ilave edilmesi her zaman daha güvenlidir. İz minerallere
hayvanların ihtiyacı çok düşük miktarlarda olduğundan, taşıt madde
olarak tuz kullanılabilir. Fazla miktarda iz mineral takviyesi çeşitli
antogonizma olaylarına yol açabilir.
Demir
(Fe)
-
Hücresel solunum; hemoglobin, myoglobin, cytochrome ve enzim yapılarında
yer alan demirin %60-70’i hemoglobinde, % 3-5’i myoglobin’de bulunur. Süt
sığırları günlük 100mg demire ihtiyaç duyar. Minimum gereksinim 30mg dır,
yetmezliğine pek rastlanmaz.
Manganez
(Mn)
-
Kemik yapısının oluşumu, üreme ve merkezi sinir sisteminde görev alır.
Karaciğer ve böbreklerde depolanır, pekçok enzim yapısında bulunur.
Rasyonda 40 ppm bulunması yeterlidir. Fazla miktarda bulunması halinde kan
lipid ve kolesterol düzeyleri artar, kandaki yağ asitleri etkilenir, karaciğer
ve kalp fonksiyonları bozulur.
-
Yetmezliği halinde büyüme yavaşlar, iskelet yapısı bozulur, üreme
faaliyetleri aksar, yeni doğanlarda sinir sistemi bozuklukları, lipid ve
COH metabolizmasında aksaklıklar görülür.
Bakır (Cu)
Hemoglobin sentezinde ve normal bağışıklık
sisteminin oluşturulması için gereklidir. Yetersizliği halinde mastitis ve
diğer mikrobiyal problemler hızla artar. Gebeliğin ileri dönemlerinde Cu
miktarının çok azaldığı bilinmektedir.
-
Kansızlık, büyümenin yavaşlaması, zayıflık, ishal, kılların
depigmentasyonu gibi problemler ortaya çıkar.
-
Mo ve sulfatlar antogonist etkiye sahiptir. 10 ppm miktar yeterli
olmakla birlikte, rasyondaki Mo miktarına dikkat edilmelidir.
Çinko (Zn)
Kobalt
(Co)
Iodin (I)
-
Tiroid bezindeki hormonların yapısında yer alarak enerji metabolizması
regülasyonunda görev yapar. Yetmezliği halinde tiroksin hormonu yeterince
üretilemez, tiroid bezi büyür (Guatr). Anneler normal görünmesine karşılık,
guatr’lı buzağılar zayıf, tüysüz veya ölü doğar. Sütteki iyot
miktarına bakılarak yetersizliği tespit
edilir.
-
Tiroid-iod aktivitesi ile üreme faaliyetleri ve gebe kalma, plasenta oluşumu
arasında ilişkiler bildirilmektedir.
-
İyod zehirlenmesi, çatal çürüğü ve düşük çene gibi semptomlarla
belirgindir. Gözyaşı akıntısı, patlak gözler,sinirlilik, karışık tüyler,
tüylerin dökülmesi, uyuşuk hareketler, iştahsızlık gibi semptomlar görülür.
Rasyondaki oran normale dönünce belirtiler ortadan kalkar.
Selenyum
(Se)
-
Yetmezliği halinde çeşitli türlerde kas dejerasyonlarıyla belirgin Se,
sığırlarda eşin atılamamasına yol açar (retentio secundinarium).
Akyuvarların patojen mikroorganizmaların yıkımı sonucu ortaya çıkan
zehirli bileşimlere karşı korunmasını (antioksidan) sağlar. Vit E ile
birlikte Se, Beyaz Kas Hastalığı’nın önlenmesi ve bağışıklık
sisteminin devamında görev alır.
-
Se fazlalığı halinde alkali hastalığı ortaya çıkar. Akut
zehirlenmelerde körlük, güç nefes alma, nabız düşüklüğü, solunum
yetmezliği sonucu ölüm şekillenir.
Şelatlar
-
Pek çok mineral çeşitli kimyasal bileşimler halinde yemlerde bulunur.
Rumen mikroorganizmaları, şelatları ayrıştırma yeteneğine sahiptir. Mg,
Cu, Co, Fe, Mn, Zn gibi mineraller şelat halinde bulunurlar.
Doğum öncesi kullanılan Katyon-Anyon Rasyonlar
-
Rasyon katyon-anyon dengesi, son yıllarda süt humması ve retensiyo
sekundinarium olaylarının önlenmesinde başvurulan bir besleme yöntemi
olarak ortaya çıkmıştır. Na, K, S ve Cl gibi minerallerin miktarları, doğumdan
3-4 hafta önce ayarlanması ile süt humması, retensiyo olaylarında
belirgin bir azalma ortaya çıkmıştır.
-
Cl, S, P, anyonik (-)
-
Na, K, katyonik (+)
|